interior designer // tam zamanli a-sosyal //
http://www.bengialtug.com

patlayacak gibi duran ampul gibiyim.. arada temassızlık yapıyordum..

 bu daha da sık bir hal aldı sanki.. yanıp sönüp duruyorum..  

her şey yolunda bile olsa çevremde yaşananları fazla dert ediniyorum.. başıma gelse bu kadar ders çıkarılabilirdi sanırım.. ama bende bir çok deneme, yüzlerce hikaye ve özet var..  yaşanılanlardan çekinmek en kötüsüydü arada bunu da yaşamıyor değilim ama işte makinedeki temassızlık gibi çok anlık..

ne yazacak vaktim oluyor nede düşünecek.  yaşamak istemediğim bir kafaya yaklaşıyorum adım adım.  her şeyin istendiği gibi olması yetmiyor  her bir şey adam akıllı olsun istiyorsun.. insanlarda öyle aslında insanlar öyle değil insanlar adam akıllı olsun istiyorsun ama işte insanın adam akıllı olanını istemiş oluyorsun öylede olunca adam olmuş insandan bir şey beklemene de gerek kalmıyor.

bazı dillerde, çok değer verdiğin kelimeleri duyarsın ve o kelimeler rahatsız eder ya seni yani haybeden basitleşir ya anlamı işte tamda öyle hayatlar var.. o hayatlarda yaşanıyor işte. öyle böyle de değil hem de kanlı canlı sonu ölümle biten bir hayat.. baya baya istenmiyor olsa da gerçek.

oydu buydu derken biten ömrün farkına varmıyorsun.. şimdi birde öyle yaşlılıktan ölmek diye bir şeyde kalmadı..

en iyisi mi dürüst olmayan yalan söyleyen insandan uzak duracaksın.. bir nebze olsun hayatındaki saçmalıklar azalıyor. az olsun öz olsun derler ya bırak hiç olmasın. oda eksik kalsın senin yerine başkaları  yaşasın onu.

ben  yanındakini sev önündekini ye demiyorum aslında diyorum ama sen bunu yetinmek gibi algılıyorsun, yanındaki seçtiğin insan değil mi? yanında durunca sana değer verince mi azaldı değeri.. yoksa çözdün onu diye mi? sonra ne oldu yada ne oluyor.. ben söyliyim hep aynı tekrar..

sonunda şu var ama bu hayatta mutlu son diye bir şey yok.. sonunda ölüm olan bir hayatta mutlu son olabilir mi ki ?

işte ben öyle seviyorum..

10 04 2012

O’ na..        http://fizy.com/#s/125ds8 
Hani derler ya doğru zaman doğru insan diye.. Sanki sen ne zaman gelirsen gel doğru zaman olacakmış gibi..
İnsan inanmadığı birşeyi yasar mı? şuan öyle bir şey yaşıyorum ben. geçen zamanımı değersiz kılan bana yaşanılanı sorgulatan Hayal bile etmediğim bir şey bu.

Güzel olan ne varsa bağdaşır oldu seninle renklerden sözlere..


Yanımda taşıdığım yalnızlığımı paylaşamiyorum seninle. Dolduruyorsun bütünlüğümü.. Yanimdaykende öyle gittiğinde de.. Tercihime bırakıyorsun yasayacaklarimi bozmadan mudehale etmeden… Ben seninlede sensizkende istediğimi yaşayabiliyorum… İstediğim gibi sevebiliyorum. Kalabalığım oluyorsun.. Yalnız kalmayı başaramıyorum artık yüzümdeki gülümseme yırtıp aşıyor dinginliğimi.. Özlem heyecan mutluluk huzurla kalabaliklastirdin beni.. Huzur veriyorsun. yoran ne varsa uzaklaşıyor seninle giden ne olursa olsun yüzümde tebessüm kalıyor. Dalıp gidiyorum hemde öyle bir dalgınlık ki hasretle karışık gibi göz rengini unutturan bir dalgınlık bu.  sessizliğimi duyulmayan çığlıklara dönüştürüyorsun. susuyorum çoğu zaman söyleyecek çok şeyim olsa da karşıya bakıp susuyorum ama sen duyuyorsun beni. paylaşabiliyorum seninle hüznümü  de leblebiyi de. delirtiyorsun beni sinirlendiriyorsun ama bunları yaparken kahkahalarla güldürüyorsun beni ne yaparsan yap sadece mutluluğuma sebep oluyorsun. kendime inandığım kadar inanıyorum  kendime güvendiğim  kadar güveniyorum ben sana…ama sen yine de kendine inanmadığın kadar inan bana. her zaman böyle ol böyle kal demiyorum biraz kırda hayattan kopmayalım…

ben şimdi kendimi unutup seveceğim seni o yüzden unutma ilgilenmeyi benimle.
ben şimdi her şeyi unutarak duracağım yanında ama sen unutma yaşadıklarımızı
ben şimdi her şeyden vazgeçeceğim sen benden vazgeçme o yüzden.. 
ben şimdi vazgeçmeyeceğim senden  asla pes etme sende..

sen ne zaman gelirsen gel zaten doğru zaman olacaktı.
ne zaman ve nasıl gelirse içinden o doğru zamandı.
kaybedilen ne varsa seninle zaten kazanılacaktı, unutulan ne varsa hatırlanacaktı anlam kazanacaktı… iyi ki geldin hoşgeldin.

O’ na..        http://fizy.com/#s/125ds8 

Hani derler ya doğru zaman doğru insan diye.. Sanki sen ne zaman gelirsen gel doğru zaman olacakmış gibi..

İnsan inanmadığı birşeyi yasar mı? şuan öyle bir şey yaşıyorum ben. geçen zamanımı değersiz kılan bana yaşanılanı sorgulatan Hayal bile etmediğim bir şey bu.

Güzel olan ne varsa bağdaşır oldu seninle renklerden sözlere..
Yanımda taşıdığım yalnızlığımı paylaşamiyorum seninle. Dolduruyorsun bütünlüğümü.. Yanimdaykende öyle gittiğinde de.. Tercihime bırakıyorsun yasayacaklarimi bozmadan mudehale etmeden… Ben seninlede sensizkende istediğimi yaşayabiliyorum… İstediğim gibi sevebiliyorum. Kalabalığım oluyorsun.. Yalnız kalmayı başaramıyorum artık yüzümdeki gülümseme yırtıp aşıyor dinginliğimi.. Özlem heyecan mutluluk huzurla kalabaliklastirdin beni.. Huzur veriyorsun. yoran ne varsa uzaklaşıyor seninle giden ne olursa olsun yüzümde tebessüm kalıyor. Dalıp gidiyorum hemde öyle bir dalgınlık ki hasretle karışık gibi göz rengini unutturan bir dalgınlık bu.  sessizliğimi duyulmayan çığlıklara dönüştürüyorsun. susuyorum çoğu zaman söyleyecek çok şeyim olsa da karşıya bakıp susuyorum ama sen duyuyorsun beni. paylaşabiliyorum seninle hüznümü  de leblebiyi de. delirtiyorsun beni sinirlendiriyorsun ama bunları yaparken kahkahalarla güldürüyorsun beni ne yaparsan yap sadece mutluluğuma sebep oluyorsun. kendime inandığım kadar inanıyorum  kendime güvendiğim  kadar güveniyorum ben sana…ama sen yine de kendine inanmadığın kadar inan bana. her zaman böyle ol böyle kal demiyorum biraz kırda hayattan kopmayalım…

ben şimdi kendimi unutup seveceğim seni o yüzden unutma ilgilenmeyi benimle.
ben şimdi her şeyi unutarak duracağım yanında ama sen unutma yaşadıklarımızı
ben şimdi her şeyden vazgeçeceğim sen benden vazgeçme o yüzden.. 
ben şimdi vazgeçmeyeceğim senden  asla pes etme sende..
sen ne zaman gelirsen gel zaten doğru zaman olacaktı.
ne zaman ve nasıl gelirse içinden o doğru zamandı.
kaybedilen ne varsa seninle zaten kazanılacaktı, unutulan ne varsa hatırlanacaktı anlam kazanacaktı… iyi ki geldin hoşgeldin.


Bir türlü yalnız kalamadım.. İnsanlık bende büyüklük bende…

Jüpiter ve Mars, bıktım.. Sürekli Sikayet ettim. Şimdi Satürn diyorlar.. Yeni yıla girmesem olmaz mı ya..  

Sen giderken adımlarını sayacak kadar soğuk kanlıyım artık..

Başka gezegenlerde gözüm yok ay yeterdi bana…
Sen ve senin gibiler bırak 90 dakikayı ömürlerinin sonuna kadar top çevirirler..  Ne Geriye dönebilecek ne de ileriye gidecek cesaretleri vardır…
Sıradan sevgiler ve beraberliklere doydum.. Sıra da sıradan bir ayrılık olabilir mı?
Aşk olayını hic açmasak?
Mehmet dediki kapıyi ac demirlere doğru koş benden önce gidebilecekmisin? Bu arada köprü yolundayiz…
Eros’u gördüm rüyam da.. Gözleri dolu doluydu.. Boşları al dedim. Yok yere uğraştiriyorsun yollarımız kesişir bir gun  dedim.. Okları attı anne diye sarıldı.. 
“10numara arkadasım olsa keşke” sözlerine karsı aşinaligim çok net belirteyim.. Buna abi kardeş kuzen de dahil..
Olaya uzak değiliz az cok. Ofiste yine Bengi biri var diye başlayan cümlelerden birine şahit oluyorum. O an bir gerginlik bir titreme çay mı alsam tuvalete mı gitsem onun heyecanı sarıyor beni.. Bu sefer kalkamiyorum yerimden. Muazzam bir kişi yanımda, fotoğrafları Facebook’tan gösterecek bu sefer bakicam yorum yapicam kaçarım yok.. Hani bu is kavun karpuz almaya benzese. Kavunu kokluyorsun ama cok dramatik. Karpuz daha iyi patakliyorsun daha yola çıkmadan.. Ekranda “kişilik” bakıyoruz.. Bizimki anlatmaya başlıyor; ilk cümle ” hic birşeye hayır demez”. Soruyorum hic bir seye mı? :)) neyse iki fotograf geçiyoruz bizim deli geliyor yorum yapmaya 3 fotograf bakıyor yok diyor olmaz.. Neden diyoruz,? niye olmasın diyor ki ” bengiyle olmaz. Olmaz abi cok net bir kere ten uyumu yok.. “.. Neler neler..
Sitem etmek istemiyorum ama arada ediyorum. Rejim gibi birsey benim icin.
3.cu kisilerden o kadar bıktım o kadar yoruldum ki… Olurda evlenirsem cocuk bile yapmam o derece…
Hic olmadı ruh çağırırız ya..
Normal insan yok online insan var artık..
Polyline candir.. Ama herkes polyline cizemez line çizer o line da belli bir saatten sonra layynn olur..
Gözlerim yollarda gelirken getirirmisin?
Silahı olan var mı bir tuhafım kursun dokturmem lazım..
Ben ya dünyaya atılmış bir kazığım yada karşılıksız bir hediyeyim.. 
Bengi: …
Mine: o oturduğunuz yerin adı neydi?
Bengi: hangi oturduğumuz?
Mine: hani oturuyoruz ya..
Bengi: tribün?
Mine: hah.. Bana tribün ağzıyla konuşma.. 
Minem gs tribününden yanlış olmasın;))
Basım cok ağrıyor ilaç aldım yetmedi kafama bepanthen  sürdüm poşet bağladım gerginliğimi aldı..
Hangimiz nerde?
İyice sacmaladim. Karşındaki icin kaygilanmakta nedir? Beni sevebileceginden emin olmamak falan ?
Canımı yakacaksan o elini uzatma..
İnsafa geldim.. Ama burda kimse yok?
Offset yerine ofsayt deyip duruyorum .( böyle proje mı anlatılır…
Umut nerdesin gene mı bittin?
ne olduysa o beyaz leblebiden oldu..

göstererek yaşamıyoruz diye öldük sananlara… :) 

http://fizy.com/#s/20rov6  &  http://fizy.com/#s/20jsv2

Gizli özneyim..

Bir durun ya biraz yavaş…  amma gösterecek şeyiniz varmış.

satır satır hikayeler yazıyorum… şimdi birde yazdıklarımı sevmeyip silmeye başladım. en çok karalardım oysa ki. bu duygulardan sıkıldım demek ki…

bugün öfkeliydim. öyle sebepsiz. aslında haksızlıklar canımı sıkan. Neyse… başkaları gibi ortaya söyleyip hiç bir şey yapmayanlardan olmayı istemiyorum.

OneDay filmini izlemeyenler izlesin. net… kitabını da aldım. Hatta biraz baileys biraz one day biraz adele ile sakinleştim sanırım. Bir Kase Üzümden bahsetmeme gerek var mı? o vazgeçilmezim zaten.Cuma akşamlarını kendime ayırıp kafamı dinlemeyi seviyorum. koşturmak bir yerlere yetişmeye çalışmak bana göre değil.

Ben yalnız ölsem de bir şekilde mutlu olacağımı biliyorum..

Başımı cok kuma gömdüm baktım ki hic birsey değişmiyor…

romantik halim baki söylememe gerek yok karşıdan bakılınca anlaşılıyor. ama bir itirafta bulunayım üzerine alınıp güleceğin cümlelerim vardı fakat tükeniyorlar sanırım. defterime tek satır yazmadım 2 haftadır. son yazdığım 3satır ise habercisi durumun..

Dilimdeki en güzel halinken gittin dillere düştün..

Kendime saklayacak birini bulamadım.. Paylaşmayı ne cok seviyor musum yahu :)

Ahhh  kuyruğuna teneke baglasaydim iyiydi..

İki kişilik yasıyorum ben hep. O kadar umurumda o kadar aklımda ki hersey. Yalnızlığı senle doldurup bu kadar yogun yasamak hemde bu kadar tanımadan ozleyerek..

İlişki genelde elektriklenmeyle nitelenir.. Potansiyel enerjiden bahsediyorum ben :))

Zamana bıraktım, O günün gelmesini bekliyorum gibi cümleler güzeldir mantiklidir ama bazen o zaman gelmez o vakit sen gidersin..


Boş bir su şişesini ne kadar taşıyabilirsiniz? 

Sen böyle sevmekten sevilmelerden bahsediyorsun ya..

Şaşırıyordum..

Özlemekten de bahsediyorsun… Bak bu olabilir ama sevgiyi seçmediğini biliyorum senin özlemin başka…

Sana..

Sana tek bir satır yazmadan geçmem onca şey yazdıktan sonra. Birbirini tanımayan insanlar ön yargılıdır. Bu ön yargı varsa hala beni tanımadığın içindir. ki tanıdığını ben zaten düşünmüyorum. Yaptığının söylediğinin mantıklı olup olmadığını tartacak bir insansın neden buna 1 dakikanı ayırmıyorsun?  Susuyorsam söyleyecek lafım olmadığından değil zamanı gelmediğindendir Beyefendi…

Bazı insanlar bir daha mı gelicez dünyaya diyor ya… gülümseyip şükrediyorum. Çok şükür gelmeyecekler diye… biz çektik başkaları da çekmesin…

LOST’dan sonra uçağa binmeye başladım. Beni seç Benjamin beni seç diye… Bindiğim uçak adaya düşse ben yine herkesle kanka olurum. 

Yüzerken ne kadar su sıçratırsan seni o kadar yavaşlatır su.  Suyla kavga etmeyeceksin. Su sıçratma çırpınıp durma boğuluyorum diyorum.. Sana diyorum hoooppp.

Şu çarpışma meselesi. Hani en çok filmlerde olan. Dün ona şahit oldum. Hemen hemen bir benzerine yani. Kimse kızmadı kimse hoşgörüsüz davranmadı. Kimse derken zaten iki kişilik bir mevzu. Her gün aynı kör köşeden dönüyorum aslında bende. Fazla kontrollüyüm sanırım hiç çarpışmadım kimseyle. Bir gün direğe çarpmıştım sadece oda benle onun arasında işte.. neyse düşündüm benim niye başıma gelmiyor böyle şeyler diye. Sonra korktum. Ben biriyle çarpışsam sanırım, eşyalarımı toplasa karşımdaki alıp gider. Beni bulsa kapkaçcı bulur…

İstanBUL :)

[Flash 9 is required to listen to audio.]

Yap bir büyüklük düğümle şunun yollarını kapıma…

:)

[Flash 9 is required to listen to audio.]

Yine mi ters açıda Marsla Jüpiter? 

Ben bulutları seviyorum.

Sorun etmediğim bir şeyin zamanla sorunmuş gibi üzerime yapışmasına anlam veremiyorum.
Her şeyden önce buda güzel yani yalnızlık.
Bu yalnız olmamla alakalı bazı arkadaşlarımın amansız dalga geçmeleri bazılarının buna takılıp üzülmesi yormadı beni. Hatta hoşuma gidiyor.
Bunu yapan arkadaşlarımın tek basına sinemaya gitmediklerine hatta bir Cafe’de tek basına oturmadıklarına dair bahse varım:)

Şunu merak ediyorum kendi basınıza bir şeyler yapamıyorsanız başkalarının sizle bir şeyler yapmasını nasıl bekliyorsunuz?

İnsanın kendisiyle kalması iyidir. Ne hissettiğini daha iyi anlar ya da neyi arzu ettiğini yapmak istediğinin ne olduğunu.. Daha cesaretli olur. Başkalarını umursayacak mesafeleri kırar çünkü ne istediğini bilir. Başkaları sürekli aynı şeyleri söyler, replikler hep aynıdır.
Boş ver… Hepsi aşağı yukarı bu kelimeye denktir.

Bir şeye değer vererek yasamak saçma gelir hele ki karşılığı yoksa…

Yalnızlık sorunlu bir hayat değildir. Sorunlarını kendin çözemiyorsan bir şeyler yapmak için birine ihtiyaç duyuyorsan yalnız kalmazsın.
Dünya öyle bir hale geldi ki romeo ve Leyla gibi yani :)

Dersen ki omuzum da bir elin ağırlığını özledim bak iste bu başka..

Kendinle barışıksan halledersin ama..
Dergilerin arka sayfalarındaki yemek tariflerini beğenir alış verişe çıkarsın.. Aksama yetişmesi gerekirmiş gibi o yemekleri yaparsın.. Orta sehpaya dizersin.. Beyaz saksıdaki fesleğeninde orta sehpadadır. Hatta yılda iki defa açacağını bilip bütün yıl çoğunlukla sapına baktığın orkide de..
Tek olduğun için zaten ışığa çok ihtiyaç duymazsın yerden aydınlattığın bir mekanda olursun.. Yatağında yatmazsın zaten salondaki kanepe iyidir.. Terliklerine perdelere küsersin .. Yastığınla aran asla açılmaz. Canın sıkıldıkça onun canını sıkarsın. Sarılabildiğin bir o vardır.. Madrid Barça maçını bile tek izlemek keyiflidir. Hiç izleyememekten iyidir ya da.. Kitaplarına sürekli bir yenisini eklersin. Her rafa koyacağın kitap için tekrar düzenlersin kitaplarını… Daha çok romantik komedi filmi alırsın… Onun sevdiği filmleri izlersin. Sonra yine en sevdiğin filme dönersin. Daha çok uyursun aslında ya da uyuya kalırsın. Oyun oynarsın call of duty iyidir mesela. Bir yerde puzzle in olur. Halısına sarıp kaldırdığın ve bir gün bitireceğim dediğin asla manzara görseli olmayan bir puzzle’ın. Mumların vardır kokulu keyfine göre yakıp söndürdüğün.
Bazen gittiğiniz yerlere gidersin. Onun sevdiği şeyleri yaparsın…
İstersen..
Yapabilirsen..
Cesaretliysen.

Yalnız başına bir şeyler yapmak güzeldir. Yormaz insanı. Sadece aklında biri varken zordur. Çünkü seni ona yakınlaştıracak şeyleri seçersin. Mantıklı olduğundan ya da beklenti içinde olduğundan değil. O bunları hak ettiğinden de değil. Senin kendine olan saygı ve dürüstlüğünle alakalıdır. Kararlı olmanla ilgilidir aklındakiler.

Hiçbir şey olmasa onu gördüğünde ateş basar ya… Hani hiçbir antrenmanda bile terlememişsindir o kadar. Bir anda heyecanlanırsın. Ne bir ses duyarsın nede net görürsün bir an işte buna değmez mi?

hep aynı fotoğraflar değil aslında sadece çok benziyorlar.. İsyan da etmiyorum asla sadece ufacık bir sitem. Bu sitem bile benimle kendi aramda..
eskisine göre daha çok susuyorum ama artık yazmak da istemiyorum.. Söyleyeceklerim olmadığından değil sadece bu kadarda anlaşılmaya ihtiyacım yok aslında. Ne doğru ne de yanlış.
Bardağın dolu tarafını görecek kadar hayat tecrübem var sanırım.

Kış geldi boynuma sarılacak birçok atkım var benim :)

*Bu yazıyı okuduğunuzda “bu kız kendini ikna etmeye çalışıyor” gibi bir düşünceye kapılacağınızı biliyorum… aslında tek derdim herkesin “normal’ini” sorgulaması..

[Flash 9 is required to listen to audio.]

elim çarptı yanlışlıkla bu şarkı çaldı.. 

şimdi ben yanlışlıkla açılan bir şarkıyı değiştirir miyim yoksa vardır bir sebebi der dinleyip sahiplenir miyim ?

tek yorum tek satır.. tam yerine rast geldi galiba..

Hiç bozma hiç on numara top oynadık…

Bengi: elem acı ve keder..
Serci: dış cephe yapıyor musunuz?

Bu yasıma geldim böyle kibar takip edilmedim. Numaranızı alabilirmiyim nedir? Hayır diyorum lütfen diyor.

Benim istanbulum yıkanmış mı? Ayhh kıyamam.. Tertemiz olmuş.. Güzel kaldırımlarında tozdan eser yok çamur olmuş..

bengi.. ( kısa kısa hani yapıcam dedim ya.. )

Hakkımda birşeyler yazmak icin davrandığım her an modum düşüyor..

Cogu zaman üzerimden plan yapılır. Misal biri bir şey ister: Bengi acıkmıştır köfte mı söylesek? Ya da Bengi buraları görmemiş bir gitsek mı acaba?  gibi…

Her yıl bunu yaşıyorum.. İstediğim palto ve çizmeleri hic alamıyorum. Bu kadar para vermiyim ayakkabisiz gezen cocuklar var deyip kendimi üzüp bütün kış giyinirken stres oluyorum. Bu sene hem yardım yapıp hemde istediklerime kavuşurum umarım.

Arkadaşlarımla dışarı çıkamadığımda veya başka bir Plan’ım oldugunda cezalandirilmiyim istiyorum..

Kendime deger vermediğimi düşünüyor herkes biliyorum. Hatta eminim.

Ama bana aynaya bak demeyin. Günde en az 3 kere dişimi fircaliyorum ve bunu aynaya bakmadan yapmam..

Ona değmez buna değmez demeyin.

Yüzümün gulmedigi oldu mu ki?

almışsın topu ilerliyorsun, ceza sahasının önüne gelmişsin neredeyse hadi diyelim 30 metre var kaleye yada 40 olsun senin için ama bil ki abartıyorum.. ceza sahasında 4 kişi var bilemedin 5 hadi senin için 3 olsun.. arkanı dönüp bana pas atıyorsun.. sol ayağınla üstelik.. ben sağdan geliyorum niyeyse ama solu severim genelde kendi yarı sahamızdayım aslında maçta bile değilim ısınıyorum kenarda oyuna hazır değilim sanki ama hazır gibiyim de.. koşup yetişiyorum pasına. top hakimiyetim de iyi değil üstelik hemen topu çıkarmaya bakarım ayağımdan ama bu defa öyle olmuyor. iniyorum çizgiye kadar ama öyle sıfır da değilim. ben gelene kadar herkes doluşmuş ceza sahasına bir ben yokum öyle kalabalık.. güzel bir orta yapıyorum ki akıllara zarar aslında.. hani kale bile boş vurmana gerek yok itsen topu yetecek öyle bir orta.. al da at diyorum resmen…
Şereftir bu yolda senle yürümek  hep kol kola, bir gün değil her gün Beşiktaş ! 

almışsın topu ilerliyorsun, ceza sahasının önüne gelmişsin neredeyse hadi diyelim 30 metre var kaleye yada 40 olsun senin için ama bil ki abartıyorum.. ceza sahasında 4 kişi var bilemedin 5 hadi senin için 3 olsun.. arkanı dönüp bana pas atıyorsun.. sol ayağınla üstelik.. ben sağdan geliyorum niyeyse ama solu severim genelde kendi yarı sahamızdayım aslında maçta bile değilim ısınıyorum kenarda oyuna hazır değilim sanki ama hazır gibiyim de.. koşup yetişiyorum pasına. top hakimiyetim de iyi değil üstelik hemen topu çıkarmaya bakarım ayağımdan ama bu defa öyle olmuyor. iniyorum çizgiye kadar ama öyle sıfır da değilim. ben gelene kadar herkes doluşmuş ceza sahasına bir ben yokum öyle kalabalık.. güzel bir orta yapıyorum ki akıllara zarar aslında.. hani kale bile boş vurmana gerek yok itsen topu yetecek öyle bir orta.. al da at diyorum resmen…

Şereftir bu yolda senle yürümek  hep kol kola, bir gün değil her gün Beşiktaş ! 


Text

uzun zamandır sabah uyanıp erkenden müzik dinlememiştim…

hava aydınlanırken kuşların şapşalca çığlıkları arasında gün oluyor ya…

maldivler de tatili çok istiyorum. şöyle iskelede durup sırtımı denize dönüp kollarımı yana açarak denize düşmek istiyorum. çok istiyorum… öğlen kumda uyumak istiyorum. öğleden sonra buz hokeyi oynamak istiyorum. akşam bol karidesli makarna istiyorum. her şeyi istiyorum.

sabah uyanıp buz gibi süt, kakolu kek ve ilhan şeşen dinlemek kadar keyifli olur mu? yoksa ben mi oldururum…

telgrafın telleri diye uyanınca bu bile iyi gibi sanki… 

ben bu oyunu beceremiyorum ilhan abiii ismail abi…. :)


sen gerçeksin onlar yalan…

*http://fizy.com/#s/3uvmd6

Yalnız iken 10 numarayım… Aşık ve mutluyken 10 numarayım… Sol yanımda biri varken yalnızsam çekilmez bir insan oluyorum… :)

Yalnız iken 10 numarayım… Aşık ve mutluyken 10 numarayım… Sol yanımda biri varken yalnızsam çekilmez bir insan oluyorum… :)

Taaaaaa 23 Temmuz’da yapmisim blogu daha bugün blogun farkına varip ulan bana niye bukadar az yazdın diyen var.. Orda olmayıp canım olanlar var.. Onlar napsin? Dur bulucam bir formül..

Okulda hayat başka…

La bu harclardaki yeni düzenleme nedir böyle…

Bölümüm taşınıyor :( bomonti mı? Saka mı :(  oralarda yaşam şart oldu..

Ahhh mesaiye kaldık vapianodayiz :) hayat çok zor..

Nişantaşı’nda yağmur var ve ben Beşiktaş’a kosamasamda…yürüdüm yağmurda. :)

Yağmur yağıyor elimde çay ohh çok romantik..

Birleşik Arap emirliklerinden neden aranıyorum ben?

İstediğiniz kadar hesapsiz yasayın.. Birileri hesap yapıyor yerinize…

Entrikaya gerek yok biz bize güzeliz…

Ne cok lafını çeviren var. Ben her şeyi yazıyorum burdan. Daha nasıl mevzu bulup konuşuluyor hayret. Hayat boş mu bu kadar?

3gundur profilonun önü muhabbeti var hadi bakalım hayırlısı…

İki saat oturup son çağrı ile uçağa binmek…

Taaaaaa 23 Temmuz’da yapmisim blogu daha bugün blogun farkına varip ulan bana niye bukadar az yazdın diyen var.. Orda olmayıp canım olanlar var.. Onlar napsin? Dur bulucam bir formül..

Okulda hayat başka…

La bu harclardaki yeni düzenleme nedir böyle…

Bölümüm taşınıyor :( bomonti mı? Saka mı :( oralarda yaşam şart oldu..

Ahhh mesaiye kaldık vapianodayiz :) hayat çok zor..

Nişantaşı’nda yağmur var ve ben Beşiktaş’a kosamasamda…yürüdüm yağmurda. :)

Yağmur yağıyor elimde çay ohh çok romantik..

Birleşik Arap emirliklerinden neden aranıyorum ben?

İstediğiniz kadar hesapsiz yasayın.. Birileri hesap yapıyor yerinize…

Entrikaya gerek yok biz bize güzeliz…

Ne cok lafını çeviren var. Ben her şeyi yazıyorum burdan. Daha nasıl mevzu bulup konuşuluyor hayret. Hayat boş mu bu kadar?

3gundur profilonun önü muhabbeti var hadi bakalım hayırlısı…

İki saat oturup son çağrı ile uçağa binmek…